Belirtiler
Semptomlar, sıvının miktarına ve birikme hızına göre değişir. En yaygın belirtiler şunlardır:
- Nefes darlığı, özellikle efor sırasında veya sırtüstü yatarken artar.
- Göğüs ağrısı, genellikle batıcı tarzda olup derin nefes almakla şiddetlenir.
- Kuru öksürük, enfeksiyon olmaksızın gelişebilir.
- Büyük efüzyonlarda göğüste ağırlık hissi ve solunum seslerinde azalma görülebilir.
Tanı
Tanı, klinik değerlendirme ve görüntüleme yöntemleriyle konur:
- Akciğer grafisi: Genellikle sıvının varlığını gösteren ilk testtir.
- Ultrasonografi: Sıvının yerini ve miktarını net bir şekilde belirler, sıvı boşaltımı öncesi yönlendirici olur.
- Bilgisayarlı tomografi (BT): Kompleks vakalarda veya altta yatan tümör şüphesinde kullanılır.
- Torasentez (plevral sıvı aspirasyonu): Tanı için en kritik işlemdir. Bir iğne yardımıyla plevral boşluktan sıvı alınarak laboratuvarda protein içeriği, hücre yapısı, mikrop varlığı veya kanser hücreleri açısından analiz edilir.
Bu analiz sayesinde sıvının transüdat (genellikle sistemik hastalıklarda) mı yoksa eksüdat (enfeksiyon, iltihap veya tümör kaynaklı) mı olduğu anlaşılır.
Tedavi
Tedavi, hem altta yatan hastalığın kontrol altına alınmasını hem de semptomların hafifletilmesini hedefler:
- Kalp yetmezliğinde, diüretikler kullanılarak sıvı azaltılır.
- Bakteriyel enfeksiyonlarda, antibiyotik tedavisi uygulanır. Gerekirse sıvı boşaltılır, özellikle empiyem (irinli sıvı) varsa.
- Tüberküloza bağlı efüzyonlarda, uzun süreli tüberküloz tedavisi uygulanır.
- Kanser kaynaklı plevral efüzyonlarda, kemoterapi, radyoterapi veya semptomları azaltmak için sıvı boşaltımı yapılabilir.
- Sık tekrarlayan durumlarda, pleurodezis (akciğerin göğüs duvarına yapıştırılması) işlemiyle sıvı birikimi kalıcı olarak önlenebilir.
Takip ve Önleme
Tedavi sonrası hastalar düzenli olarak kontrol edilmeli, görüntüleme ile sıvının tamamen çekildiği ve tekrar oluşmadığı doğrulanmalıdır. Altta yatan hastalığın etkili tedavisi, tekrar eden efüzyonları önlemek açısından önemlidir.
İleri evre kanser veya kronik hastalığı olan bireylerde, uzun süreli takip ve gerektiğinde tekrarlayan sıvı boşaltımı gerekebilir. Plevral efüzyonun zamanında tanınması ve uygun tedavisi, solunum rahatlığını artırır ve hastanın yaşam kalitesini belirgin ölçüde iyileştirir.