Pnömotoraks – Dr Ziya Yurt

Pnömotoraks

Genel Bakış

Pnömotoraks, akciğer ile göğüs duvarı arasında bulunan plevral boşluğa hava sızmasıyla ortaya çıkan bir durumdur. Bu hava birikimi, etkilenen akciğerin kısmen ya da tamamen sönmesine (kollabe olmasına) neden olur. Bu durum, akciğerin normal şekilde genişlemesini engeller ve nefes darlığı ile ani göğüs ağrısına yol açar. Pnömotoraks hafif seyreden, kendiliğinden iyileşebilen formlardan, hayati tehlike taşıyan gergin (tansiyon) pnömotoraksa kadar geniş bir klinik yelpazeye sahiptir.


Pnömotoraks Nasıl Oluşur?

Normalde, akciğerler çift katmanlı bir plevra zarı ile çevrilidir ve bu iki zar arasında az miktarda sıvı bulunur. Bu sıvı, solunum sırasında akciğerin göğüs boşluğunda rahatça hareket etmesini sağlar. Pnömotoraksta, bu boşluğa hava girer; bu hava ya akciğer dokusunda oluşan bir yırtıkla ya da göğüs duvarındaki bir travmayla plevral alana ulaşır. Havanın burada birikmesi, akciğerin genişlemesini engeller ve solunumu zorlaştırır.

Pnömotoraks Türleri

Pnömotoraksın nedenine ve ortaya çıkış şekline göre farklı türleri vardır:

  • Primer spontan pnömotoraks: Altta yatan bir akciğer hastalığı olmaksızın, genellikle genç, uzun boylu ve zayıf erkeklerde kendiliğinden gelişir. Sebep genellikle yüzeyel hava keseciklerinin (blebler) patlamasıdır.
  • Sekonder spontan pnömotoraks: KOAH, akciğer fibrozisi veya tüberküloz gibi kronik akciğer hastalıklarına bağlı olarak gelişir. Hastalıklı dokular daha kolay yırtılır.
  • Travmatik pnömotoraks: Göğüs duvarına alınan darbeler, bıçaklanma gibi yaralanmalar veya tıbbi müdahaleler (örneğin santral venöz kateter takılması, suni solunum) sonucunda oluşur.
  • Tansiyon pnömotoraks: Acil müdahale gerektiren en tehlikeli formudur. Hava, plevral boşluğa girer ancak dışarı çıkamaz; bu da içerideki basıncın artmasına, kalp ve sağlam akciğerin sıkışmasına yol açar. Müdahale edilmezse ölümcül olabilir.

Belirtiler

Pnömotoraks belirtileri, havanın miktarına ve ne kadar hızlı biriktiğine bağlı olarak değişir. En yaygın belirtiler şunlardır:

  • Ani başlayan, keskin ve bıçak saplanır gibi göğüs ağrısı, genellikle bir taraflıdır ve derin nefesle artar.
  • Nefes darlığı, pnömotoraksın büyüklüğüne bağlı olarak değişkenlik gösterir.
  • Hızlı soluk alıp verme ve çarpıntı.
  • Göğüste sıkışma hissi ve baş dönmesi, özellikle geniş pnömotoraks durumunda.
  • Tansiyon pnömotoraksta; düşük tansiyon, morarma (siyanoz) ve bilinç kaybı gibi ciddi belirtiler görülür ve acil müdahale gerekir.

Tanı

Tanı, klinik değerlendirme ile başlar. Doktor, etkilenen tarafta solunum seslerinin azaldığını fark edebilir. Kesin tanı ise görüntüleme yöntemleriyle konur:

  • Akciğer grafisi (röntgen): En sık kullanılan yöntemdir ve plevral boşluktaki hava varlığını gösterir.
  • Bilgisayarlı tomografi (BT): Karmaşık veya tekrarlayan olgularda kullanılır; daha hassas bir değerlendirme sağlar.
  • Tansiyon pnömotoraks durumlarında tanı klinik olarak konur ve vakit kaybetmeden tedaviye başlanır; görüntüleme beklenmez.

Tedavi

Tedavi seçimi pnömotoraksın tipi, büyüklüğü ve hastanın genel durumuna bağlıdır:

  • Hafif ve belirtisiz olgularda, özellikle genç ve sağlıklı bireylerde, oksijen desteği ve gözlem yeterli olabilir. Hava zamanla emilir ve akciğer yeniden genişler.
  • Belirgin semptomlar veya büyük pnömotorakslarda, göğüs tüpü (torakostomi) yerleştirilerek plevral boşluktaki hava dışarı alınır ve akciğerin tekrar şişmesi sağlanır.
  • Tansiyon pnömotoraks durumunda, acil boşaltma işlemi gerekir. Kalın bir iğne veya tüp ile hava hızla dışarı çıkarılarak iç basınç azaltılır.
  • Cerrahi tedavi, pnömotoraksın tekrar ettiği durumlarda ya da altta yatan hastalık varsa tercih edilir. Bu operasyonlar arasında baloncuğun çıkarılması (bullektomi) ve plevranın yapıştırılması (pleurodezis) yer alır.

Takip ve Önleme

Pnömotoraks sonrası hastalar belirli aralıklarla takip edilmelidir. Akciğerin tamamen açılıp açılmadığı ve nüks olup olmadığı kontrol edilir. Pnömotoraks geçiren bireylerin sigarayı tamamen bırakmaları çok önemlidir; çünkü sigara içmek nüks riskini ciddi şekilde artırır.

Ayrıca, iyileşme döneminde uçak yolculuğu veya tüplü dalış gibi basınca maruz kalınan aktivitelerden kaçınılmalıdır. Altta yatan akciğer hastalıkları varsa, bu durumların uygun şekilde tedavi edilmesi, yeni pnömotoraks ataklarını önlemeye yardımcı olur.

Pnömotoraks erken tanınıp doğru bir şekilde tedavi edildiğinde, hastalar çoğunlukla tamamen iyileşir ve normal solunum fonksiyonlarına döner.

WhatsApp